Archives For İbadi


 

Türk ordusunun Efrîn’i işgal etme, sivil, toplumsal, kültürel soykırım saldırıları sürüyor. İşgal girişimi ve katliamlara karşı Çağın Direnişi ile Efrîn halkı savunma güçleri buna meydan vermemek için direniyor.

Efrîn’deki çağın direnişi uluslararası güçler, bölgesel güçler ve özellikle de Kürdistan üzerinde egemen olan güçler arasındaki ilişkiler ve hesapları değiştirdi. Birçok bölgesel ve uluslararası güç Kürtlerle olan ilişkilerini de gözden geçirmeye başladı. Bunun en bariz yansıması Güney Kürdistan ile Irak Merkezi hükümeti arasındaki ilişkilerde görülmeye başladı.

Güney Kürdistan halkı referandumdan sonra 16 Ekim’de Irak ordusu ve Haşdi Şabi güçleri ile Xaneqîn, Xûrmatû, Dakuk ve Kerkûk’u işgal ettiklerinde yapılan anlaşmadan dolayı herhangi bir direniş gösterilmemişti. Güney halkı Güneyli güçlere yaşananlardan ötürü büyük bir öfke duymakla birlikte, âdeta bir umutsuzluğu yaşamaya başlamıştı. Neredeyse kendileri için her şeyin bittiği bir psikoloji gelişmeye başlamıştı. Efrîn’deki Çağın Direnişi ile Güney halkı örgütlülük, iradeli olunca bir dünya ordusu ve güçlerine karşı savaşılabileceğini gösterince, güney halkından yaşanmaya başlayan umutsuzluk ortadan kalktı. Yeniden kendisine güvenmeye başladı. Onun için ilk günden itibaren Efrîn direnişine en fazla sahip çıkılan alan oldu. Güney halkındaki bu gelişmeyi gören Irak merkezi hükümeti yeni hesaplar yapmaya, Kürt güçleri ile olan ilişkilerini gözden geçirmeye, Kürdistan Bölgesel yönetimini ortadan kaldırmaya yönelik izlediği politikaları değiştirmeye ve bazı konularda geri adım atmaya başladı.
16 Ekim’den sonra Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel yönetimi arasında birçok konuda kriz yaşanıyordu. Yaşanan krizlerin başında Kerkûk, Xûrmatû, Dakuk’un durumu, sınır kapıları ve havaalanlarının açılıp açılmaması, memur maaşlarının ödenip ödenmemesi, bütçenin oranının düşürülmesi temel konular olmak üzere birçok konuda kriz yaşanıyordu. Bölgesel yönetim özellikle de hükümet, Irak’ın tüm taleplerini kabul etti. Kaldı ki hükümet adına açıklamalar yapan Neçirvan Barzani, bunları açık bir şekilde ifade ediyor. Her şey kabul edilince Irak merkezi hükümeti de politikalarını Güney Kürdistan Federe sistemini dahi ortadan kaldırmaya kadar ileri götürdü. Irak Başbakanı Haydar Abadi, bundan aldığı güçle İran ile ilişkiler konusunda ABD’ye kafa tutmaya başladı. Bundan dolayı ABD güçlü bir bölgesel Kürdistan istediği açıklamasını yaptı. Bu durum İran’a daha fazla yanaşan Abadi’yi dengelemek içindi. ABD Güney Kürdistan bölgesel yönetiminin başta Habur Sınır Kapısı olmak üzere, Peşhabur yani Semalka Sınır Kapısı ve havaalanlarının Irak merkezi hükümetine devir edilmesine karşı çıktı ve bunu engelledi. Irak Merkezi hükümeti onun için havaalanlarını üç ay daha kapalı tutacağı yönünde açıklama yaptı ancak ABD’nin baskısından ötürü Abadi Newroz’dan önce açılacağını söyledi. Abadi’nin bu açıklaması bir geri adımdı. Çünkü Güney halkının Efrîn için ayağa kalkması, oradaki çağın direnişini desteklemesi, ileride Irak’a yönelik bir direnişin içine geçebileceğinin de işaretlerini veriyordu. Bu durumu gören Abadi, sadece havaalanlarının açılması değil aynı zamanda her ne kadar Kürtler olmadan bütçe yasa tasarısını kabul etse de farklı yöntemlerle bütçeyi arttırma ve memur maaşlarını ödeme yönünde de geri adım attı. Abadi Güney halkının Çağın Direnişi’nden çıkardığı sonuç ile Kürtlerin hiçbir zaman hazmedemediği Kerkûk, Xûrmatû, Xaneqîn, Dakuk’tan çıkarılmaları ve o bölgede Kürtlere yapılan baskılara karşı ileriki dönemde bir öfke patlaması şeklinde adımlar atabileceklerini düşündüğü için çok resmi olmasa da, Kerkûk’e ilişkin de bir geri adım attı.

Merkezi hükümet artan DAİŞ saldırılarına karşı -ki DAİŞ saldırıları Türkiye’nin Efrîn’e yönelik başlattıkları işgal girişiminden sonra artmıştı- Kürdi güçlerin Kerkûk’e dönerek, Kerkûk’û birlikte savunalım talebinde bulundu. Önümüzdeki günlerde bu yönlü gelişmeler hızlanarak yaşanabilir. Zira Efrîn’deki çağın direnişi Kürtler için yeni bir süreci başlattı. Bu süreç Kürt ulusal birliğini, ulusal ordusunu, ulusal siyaseti ve diplomasisini beraberinde getirecek. Hiçbir güç artık bu sürecin önünde duramayacak ya da bu süreci durduramayacak. Çünkü bu süreci Efrîn direnişinden güç alan halk başlattı. Onun için güneyli hiçbir güç, Kürtler lehine yaşanabilecek bu gelişmeleri durduramayacak. Kaldı ki şu ana kadar engelleyici konumda olan güçlerin bile verdikleri mesajların satır aralarında bunu görmek mümkündür. Kürtler arası özellikle halkın direnişten aldığı güçle yeniden dirilip sahaya inmesini gören uluslararası güçler de Kürtlerle ilişkilerini buna göre yeniden gözden geçiriyor. ABD’nin Irak’a baskı yapmaya başlaması sadece İran ile olan ilişkilerinden kaynaklı değil elbette. Güney halkının Efrîn direnişinden aldığı güçle yeniden sahaya inmesi Irak’ın İran ile olan ilişkilerinden çok daha etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz.