Bir fırtına obüsünün iki saat salvosunun maliyeti 500 bin dolar/gün.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarında (on ay) obüslerin mermi maliyeti 5 milyar dolar.

Afrin Harekâtı’nın ilk gün 72 uçakla yapıldığı bildirilen ilk sortilerinin sadece yakıt bedeli bile minimum 1 milyon dolar.

Türkiye ekonomisine son 30 yıllık iç savaşın toplam maliyeti (resmi açıklamaya göre)

1,2 trilyon dolar

Bu parayla mesela,

400 adet üçüncü köprü;

Tam teşekküllü, modern tıbbi cihazlarla donatılmış,

214 bin 285 adet hastane inşa edilir.

10 milyon 526 bin 315 kişiye istihdam sağlanabilirdi.

Asgari ücret açlık sınırının altında.

milyonlarca insanın işsiz olduğu bir ülkedeyiz. 

Fıratın batısında iş, aş ve demokrasi ihtiyacı, doğusunda iş, aş ve Kürtler’in kollektif hakları olarak beden buluyor.

4.5 milyon kişi işsiz.

Saray ittifakı hazinenin kefen parasına bile tasallut etti.

Ülke iflasın eşiğinde.

Üstelik saray ittifakı eksen değişikliği gibi daha büyük felaketlere sürüklüyor hepimizi.

Üstüne üstlük Erdoğan ve Bahçeli açız diye bağıran halkı, “siz bir merminin parasını biliyor musunuz” diye azarlıyor.

Şimdi de sınırın bu yanına taş bile atmayan Kuzey ve Doğu Suriye’yi işgale hazırlanıyorlar.

Ülke çapında iş, ekmek ve özgürlük için sokaklara çıkmanın tam zamanı değil mi?

Sosyal medya kampanyaları yürütmenin tam zamanı değil mi?

Ayrıca görseldeki kasatura yalnızca ekmeğimize değil, Kaz Dağları’na, Hasan Keyf’e, Kuzey Ormanları’na da saplanmıyor mu sizce?