Efrîn birinci cephedir; Batı ikinci cephemiz.

24/01/2018

VEYSİ SARISÖZEN

Avrupa ayakta. Dünyanın neresinde bir Kürt varsa orada Efrîn, YPG, YPJ, QSD var.

Aralarında kirli ve kanlı pazarlıklar yapan bütün devletler bu büyük halk gösterileri karşısında sessiz.

Ama durum farklı. Bundan birkaç ay önce Düsseldorf’ta atlı polisler ve polis köpekleriyle kadınlara, çocuklara acımasızca saldıran Alman polisi şimdi halkı seyretmekte. Bütün ülkelerdeki durum böyle.

Çünkü BM Güvenlik Konseyi’nde “taraflara” itidal ve ölçülülük tavsiye edilse bile, herkes burada yalnızca “tek bir tarafın” olduğunu, Türk devletinin en küçük haklı bir sebebe dayanmadan barışçı Efrîn halkına barbarca saldırdığını biliyor.

Devletlerin sessizliği, kendi kamuoylarının savaş görüntülerini, kendi devletleri adına utançla izliyor olmasından Kürt halkı, Efrîn’in dostları tüm dünyada Türk devletini, faşist dikta rejimini sokaklardan kovuyor. Giderek uluslararası dayanışma güçleniyor, Erdoğan dünya çapında mahkum ediliyor.

Efrîn’in dört tarafı düşmanla sarılı. Gökyüzü saldırgan Türk devletine açılmış, bulutlardan yağmur yerine bomba yağıyor.

“Zeytindalı”… Alçak saldırıda Efrîn’in dünyaca ünlü zeytinlikleri yanıyor. Tarım alanları kavruluyor. Halkın canına ve ekmeğine karşı savaş açılmış.

Efrîn’li haykırıyor: Zeytindalını kırabilirsiniz, ama Zeytin ağacının kökünü kurutamazsınız. O zeytin ağacının kökü, Kürdün ruhundadır. Yeniden canlanır. Efrîn yeniden yeşillere bürünür. Ama siz ebediyen ahlaksızlığın, barbarlığın, yalanın, ırkçılığın bataklığında debeleneceksiniz.

“Ölçülülük…”

“Taraflara ölçülülük” “itidal” tavsiye edenler ne demek istiyor? Efrîn “hava kuvvetlerine” mi sesleniyorlar? Kürt pilotlarının Ege ve Akdeniz’deki zeytinlikleri bombalamasına mı karşı “itidal” lafları ediyorlar. NATO’nun ikinci büyük ordusuyla YPG güçleri arasında nasıl bir kıyaslamadır bu?

Efrîn mi bombalanıyor yoksa Türkiye mi?

Efrîn ölçülü. Suriye cehenneminde tek bir çatışma yaşamamış yegane vaha Efrîn.

O küçücük bir ilçe. 7 yüzbin nüfusuyla barış içinde ve oradaki bütün halkların, mezheplerin ve dinlerin yan yana kardeşçe yaşadığı bir belde. 80 milyonluk bir devlet şimdi bu ilçe topraklarını yakıyor. Ve utanmadan bununla övünüyor.

Ne olacak?

Efrîn direnecek. 48 Saatte Efrîn’i işgal etmekten söz edenler beş gündür Efrîn savunmasını geçemedi. Geçemeyecek.

Ve bilelim ki, haklılığı mutlak olan bu savunma yenilmezliğini kanıtladıkça, Türk devletinin saldırganlığı sonuçsuz kaldıkça, şimdi savaşı seyreden pek çok devlet sesini yükseltecek. Çünkü devlet dediğimiz aygıt akbabalar gibidir. Efrîn düşerse onun başına çöker. Türk devleti yenildiğinde onun leşini pençeler.

Emperyalizm dünyasında savaşların en temel kuralı budur.

O nedenle bir avuç insanıyla bu küçük ilçenin direnişi, yalnız Rojava’nın özgürlüğü ve barışı için değil, Türkiye’de faşist diktatörlüğün yıkılışı için hayati önemde.

Avrupa’da ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürtler ve onların dostları Efrîn direnişinin ikinci ve en büyük cephesini oluşturuyor. Efrîn savunması ikinci cephedeki büyük halk hareketinin gücüyle zafere yürüyecek.

Şu gerçeği bilelim: Batı kamuoyunu harekete geçiren İkinci Cephe’nin kadın ve erkekleri, devletlerin kirli pazarlığını yırtabilir. Çünkü Batıda hiçbir devlet Türkiye’nin saldırganlığını, kimisi fiilen desteklese de, resmen, açıkça, hukuken desteklemiyor. Bu da İkinci Cephe’ye Avrupa’da muazzam bir meşruiyet sağlıyor. Hiçbir devlet Efrîn’le dayanışma hareketini göz ardı edemez. Batı medyası giderek Türk faşizmine karşı tutumunu sertleştiriyor. Devletler de konuşacaktır. Onu İkinci Cephenin aralıksız, gece gündüz süren eylemleri konuşturacaktır.

Bu bilinçle dünyanın sokaklarını Türk faşizmine dar etmek her barışseverin, her antifaşistin namus borcudur

1249
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA