Ne sanmıştık?

28/12/2017

Bir haftadır iki tür gelişme izliyoruz.

Birisi yeni KHK’nin paramiliter pogromları legalize edeceğine ilişkin sayısız yorum ve tepki.

Diğeri ise sol, demokrat kamuoyunda oluşan büyük karamsarlık.

Benim tanıdıklarımın büyük çoğunluğu HDP ve CHP sempatizanı veya oy vereni olan hiç bir örgüt veya partiyle organik ilişkisi olmayan bu topluluk; Çetin Altan’ın ünlü deyimiyle enseyi karartmış durumda.

Peki siz, Türk devleti, parmağımız bile kanamadan bu ülkede yeni bir demokrasi inşa etmemize izin verir mi sanmıştınız?

Hırant için o devasa yürüyüşe katıldık, peki bu cinayet nasıl bir devleti ima ediyordu, anlamamış mıydık?

Cizre, Şırnak, Sur ve onlarca Kürt yerleşimindeki öz savunma direnişlerinde bu tür melanetler PKK yüzünden mi oluyor sanmıştık?

YPS’nin, şu anda yüzyüze olduğumuz saldırıyla yıllar önce muhatap olan, Kürt gençliğinin öz savunma direnişi olduğuna inanmamış mıydık?

Aslında Kürtlere bakınca herşey çok açık görünüyordu.

Sanırım biz Türklerin yanlışı, “bize” bişey olmayacağına inanmamız oldu.

Şimdi hepimiz bir çoğunuzun kullandığı mecazla “kurbanlık koyun” gibi bekliyoruz.

PKK niye var, “bebek katilleri” nasıl bu kadar büyüdü ve güçlendi, oy oranlarını Kürdistan’da nasıl %60-80 bandına taşıdı; öz savunma neydi, neden “icad” edilmişti, işin sırrı silah ve şiddet miydi; şimdi belki yeniden düşünmeye, doğru kaynaklardan okumaya başlarız?