Erdoğan’ın Çıkmaz Sokağı

03/11/2016

Erdoğan, içine girdiği siyasi ve ekonomik krizin çıkışını Irak ve Suriye enerji yolları ve kaynaklarından pay kapmak üzere yenilemiş durumda.

Sırtını Rusya’ya rastladığına, PYD yi süpüreceğine, Suriye ve Irak’tan pay kapabileceğine oy verenlerini ikna etmiş görünüyor. Savaşa, askeri operasyonlara yatırdığı bütçe de kapacaklarının yatırımı.

AKP ye oy veren kitleye de 2023 hedeflerinin sigortası olarak bu vaatleri sunuyor.

Peki gerçekler böyle mi? Havuz medyası dışında, tabloyu böyle sunan tek bir ciddi yayın kuruluşu yok Dünya’da.

Benim okumalarımdan çıkan durum şu:

Türkiye, Suriye ve Irak’ta artık tamamen kaybetti. Bir NATO ülkesi olarak Suriye ve Irak’a ilişkin yapılacak toplantılara çağrılsa da söyleyeceklerinin bir ciddiyetinin kalmadığı gerçeğini kimse değiştiremez.

Birincisi, başlayacak olan Rakka operasyonunda Türkiye yok. Ama temel bileşeni YPG olan QSD güçleri öncülük edecek. Bir anlamda esas gücü olacak.

İkincisi, Musul Operasyonu’na Türkiye hiçbir şekilde dahil edilmedi. Aksine, ısrarla karşı çıktığı Haşd Eş Şaabi güçleri operasyona ikinci aşamada katıldı ve şimdi Tel Afar’a doğru ilerliyor.

Üçüncüsü, Türkiye Şehba, Halep hattında artık tek bir adım ileri gidemiyor. Kalan yerlerden de çıkarılması çok yakın zamanda gündeme gelecek gibi görünüyor. Bu da Exterin, Rai, Cerablus ve o alan içinde yerle bir ettiği köylerden de çıkarılacağı anlamına geliyor. Çünkü Irak’tan sonra çok yakın bir zaman içinde Suriye’de de işgalci güç olarak kabul edilecek. Rusya daha şimdiden o yönlü hazırlıklar içinde.

Dördüncü ve en önemli olanı ise savaş uçakları, tank, top, obüs ve grad füzeleriyle vurduğu Cephet El Ekrad, Devrimciler Ordusu, QSD güçleri ile Aşiretler Gücü, Şehba’dan Halep ve Bab yönünde aralıksız bir şekilde ilerliyor. Bab’a 15 ile 12 kilometre arasında bir mesafe kaldı. Bu ise Türkiye’nin engellemek için önüne hedef olarak koyduğu kantonların birleşmesinin çok yakın bir zamanda birleşeceğini gösteriyor.

Aslında Binali Yıldırım ile başlayan özür dileme ve teslim olma dış politikası da bir işe yaramadı. Bu politikanın da sonuna gelindi.