Oyum HDP’ye!

09/04/2015

A. Haluk Ünal

 

Oyum HDP’ye, çünkü insanca adil, eşitlikçi, doğa dostu, çağdaş bir ekonomi istiyorum!

Bütün eğitimime, marifetlerime rağmen, emeğim sömürülüyor. Yoksulluk sınırında yaşıyorum. Çok iyi biliyorum ki, benim gibi milyonlarca hüner sahibi benzer durumda. Üstelik hünerlerimi, ülke ekonomisine ve toplumda yaşayan herkese çok daha yararlı olabilecek şekilde sürekli geliştirip, ilerletemiyorum. Bu devlet, ona bağlı köhne sistem, marifeti, hüneri önemsemiyor!

Ülkemin bütün tarım arazileri, nehirleri, dereleri, doğanın sunduğu bütün cennet köşeler rant uğruna talan ediliyor. En ayrıcalıklı varlıklarımızdan olan Anadolu coğrafyası bir cesede dönüşüyor.

Hala 50 yıl öncesinin gelenekleriyle, inşaat ve kaba sanayiye dayalı üretim politikaları, borç içinde, geleceği olmayan bir ülke yaratıyor. Ülkenin ekonomi politikası bir avuç insan tarafından, salt sermayenin çıkarlarına göre biçimleniyor. Bilim ve teknolojik devrimleri temel alan bütün ülkeler gibi, innovasyonu temel alan, üretime dayalı bir ekonomi kurulamıyor. HDP, dışındaki hiç bir partinin programında buna uygun bir yaklaşım da yok.

Oyum HDP’ye, çünkü yurtta barış, Ortadoğu’da barış istiyorum!

40 yıldır tekçi, inkarcı, mezhepçi, şiddet içeren politikalar sonucu yüreğim ağzımda yaşıyorum. Açıkça korkuyorum. Kendim için korkacak zamanı geçtim. Ama, Annem sünni mütedeyyin bir kadın, karındaşlarım MHP li Türk, eski eşim ve ailesi – ki hala ailem gibidirler- Alevi. En yakın dostlarım, öğrencilerim Yahudi, Kürt, Çerkez, . HDP dışında hangi parti iktidar olursa olsun, tecrübeyle sabit, bu saydıklarımdan birisi tehdit içinde olacak.

Dahası var. Son yirmi yıl içinde kimliğimi taşıyan devlet, adım adım bütün Ortadoğu ülkeleriyle düşman oldu. Küresel sermaye Ortadoğu’nun maddi zenginlikleri için bölgesel bir savaşın ateşini harlıyor. Yangın henüz tüm Ortadoğu’yu sarmadı ama sarması an meselesi. Böyle bir durumda, HDP dışında hangi parti olursa olsun, ideolojisi gereği belanın dışında duramayacak. Birleştirici, barıştırıcı, yatıştırıcı politikalar izleyemeyecek.

Oyum HDP’ye, çünkü çağdaş bir eğitim sistemi istiyorum!

Bu ülkenin çocuklarının gelişmiş ülkelerin çocuklarından doğal olarak bir eksiği yok. Ama ezberci, tekçi, bilimsellikten uzak bir eğitim sistemiyle 90 yıl geldik. Hiç bir parti, analitik düşünen, sorgulayıcı, bilgi üretebilen, bilimsel bilgiyi kullanmayı bilen nesiller yetiştirecek Dünyalı bir eğitim sistemini gündemine almadı, buna gerek duymadı. Yani göz göre göre cahil ve aptal durumuna düşürüldük. Şu anda da HDP dışında hiç bir partinin programında bunu değiştirecek bir yaklaşım yok.

Oyum HDP’ye, çünkü kadınların eşit, özgür ve güven içinde olduğu bir toplumda yaşamak istiyorum.

Binlerce yıldan beri cins olarak yaptığımız ortada. Dünyayı sürekli kana, acıya boğduk. Kadınları ve çocukları ezdik. Onları yol arkadaşlarımız değil, mülkümüz olarak kabul ettik. Şefkatten uzak, öfkeli, şiddet dolu erkekler yetiştirdik. Bununla da övündük. İçimizde başarılı ve insanlığa yararlı işler yapanlar olsa da cins olarak yönetim sınavını geçemedik.

Kadınları, vazgeçilmez yol arkadaşlarımızı, bizimle mücadele etmek, bize karşı özsavunma geliştirmek zorunda bıraktık. Ellerimiz onların kanıyla kirlendi.

Bundan sonra yapabileceğimiz en iyi şey, kadınların öncüsü olduğu bir yaşamı kurmak. Bunu önce örgütlerimizde sonra aiilemizde sonra devlette gerçek kılmak. Aksi halde eşitlenemeyeceğimiz açık. Buna uygun HDP dışında bir parti de yok.

Oyum HDP’ye, çünkü yaşadığım mahalle, köy, kasaba ve şehrin geleceğine bizzat ben karar vermek istiyorum!

Binlerce yıldır insanlık, merkezi yönetimleri denedi. Sonuç ortada. Ölümün eşiğinde bir gezegen, kahir ekseriyeti yoksul, en temel insanı ihtiyaclara, kaynaklara ulaşamayan milyarlarca insan.

Merkeziyetçilik her zaman küçük bir azınlığın çıkarına iş gördü. Bu azınlık da hep paranın ve gücün sahipleri oldu.

Artık bu böyle gitmez. İnsanlık özyönetim (adem- merkeziyetçi sisteme) sistemine geçmeden kendisini savunmanın, korumanın asgari şartlarına sahip değil demektir. Bu gün Batı’da bir çok ülke bu modeli kullanıyor, ve çok başarılı örnekleri de mevcut. Artık insanlık adım adım, er ya da geç, bu yönetim sistemine geçecek. Türkiye’de de bu sistemi savunan, kendi içinde uygulamaya sokabilen tek parti HDP.

Oyum HDP’ye, çünkü hiç bir kimliğin korkmadan devlet güvencesi altında yaşadığı, her fikrin sınırsız biçimde, özgürce açıklanabildiği bir ülkede yaşamak istiyorum.

En çok da bunu istiyorum. Hem fikriyatla ilgilenmeyi temel bir insanı faliyet kabul ettiğim için, hem de bir sanatçı olduğum için, böylesi bir özgürlük iklimine çok ihtiyacım var.

Bu yalnızca benim ihtiyacım değil, Anadolu gibi çok kimlikli, çok kültürlü bir toplumun da temel ihtiyaçlarından.

Bu ülkede çok sevdiğim dostlarımın arkadaşlarımın kendilerini yıllarca saklayarak yaşamış olduklarını farkettiğimde bir “türk” olarak duyduğum utancı artık yaşamak istemiyorum. Bunu önemseyen, böylesi bir özgürlüğü kendi içinde yaşatan tek parti de HDP.