Rojava Günlüğü – 6

28/02/2015

Haluk Ünal

Yaman Çelişki… 

Kobane artık tarihi bir direnişin mekanı, adı ve sembolü. Bunun nedeni, muazzam bir güç farkına rağmen, Kürt Özgürlük hareketi’nin gösterdiği olağanüstü direniş başarısı ve askeri zeka değil yalnızca. Kobane aynı zamanda siyasal islamın iflasının da sahnesi.

24815627

Erkek egemenliği ile kör inancın birleştiği yerde, nasıl bir vahşet, vandalizm, barbarlık tablosunun ortaya çıktığının güncel hafızası.

50 tank binlerce ateş gücü yüksek ağır silahlarla kuşatılmış, “eğit – donatlar”ın mahsulü erkek savaşçı, bütün şehri ele geçirmiş, son bir kaç sokağı düşürmeye çalışırken başlayan kadın hamleleri ile başladı düşüşleri.

arinMirkanW

Bizim devletin sınıra döşediği mayınlardan ürettikleri patlayıcıları bedenlerine bağlayıp, tankların içine girme iradesini gösteren Arin Mirkanlarla bu sefiller ilk kez başka bir zihniyetin fedakarlığıyla tanıştı.

Sonuç ortada, ağır bir yenilgi, giderek hezimete dönüşüyor.

Ne yazık ki, artık herkesin malumu, bu şehirde taş taş üzerinde bırakmadı İslam Devleti.

kobane-zaferi-sonrasi-30-01-15-12

Şimdi, savaşın kuşatılmışlığı içinde binlerce Kobane’li vatanına dönmeye başladı. İyi de şehir nasıl onarılacak?

Bu noktada PYD yönetimi, hayata bakışlarının çarpıcı bir kanıtı olarak, hayranlık verici bir projeye niyetlendi.

Kobane, olduğu gibi bırakılıp, bir hafıza müzesine dönüştürülecek. Yeni şehirleşme ise sıfırdan tasarlanacak.

Tasarımın temel ilkesi her bakımdan doğayla uyumlu, 10 bin kişiyi geçmeyen yavaş şehirler yaratmak. Şehirlerin mimarisi ise – mimarların süzgecinden geçerek – geleneksel kerpiçten tasarlanacak.

Ancak projenin gerçekleşmesi için çok büyük engeller var. Birincisi ve en önemlisi halkın acil geri dönüş ve yerleşim ihtiyacı.

Şehir planlamacılar ve mimarların hoşgörüsüne sığınarak, projenin bence hayranlık verici bir örnek olduğunu söylemeliyim. Üstelik muazzam bir iletişim gücüne sahip olacağını görmek için iletişimci olmak bile gerekmiyor.

Ama… PYD’nin bütün Rojava’ya hakim kıldığı doğrudan demokrasi ve özyönetim sisteminin omurgası, mahalle meclislerinden başlayarak semt, il ve kanton meclisine kadar uzanan bir meclisler sistemi.

Bir mahalle meclisinin kararını anayasaya aykırılık dışında hiç bir “üst” meclis değiştiremiyor. Tek yol ikna ve mutabakata dayalı tartışma.

kobane_19kasim_9

Hal böyle olunca proje, ancak Kobane halkının ikna edilmesine bağlı.

Kobane halkını ikna etmek açık ki böyle bir durumda soyut bir tartışmanın konusu değil.

Varolan kaynakların nasıl kullanılacağı, bu proje için gerekli ek kaynakların nasıl yaratılacağı, proje takvimi içinde halkın acil barınma başta olmak üzere temel ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı da ayrı bir tartışmanın konusu elbette.

Bütün bunlar, sonucunu bilmesek de Rojava devriminin nasıl modern ve geleceğe ışık tutan bir laboratuvara dönüştüğünün ciddi kanıtları değil mi sizce de?