bu devletin işçi dostu olduğu bir dönem biliyor musunuz?

15/05/2014

haluk ünal

 

tivitır maniklerin, feysbuk depresiflerin mekanıdır demişlerdi; doğru, standardı bu.

ama istisna dönemler var ki, her ikisi de maniklerin mekanı oluveriyor.

seçim öncesi de istisna dönemlerden biriydi. chp,mhp ittifakının akp den kurtuluş olduğunu sanan büyük çoğunluk beyazlar, bu hayalin yaratıcı ifadeleriyle başlıyorlardı güne, kapatıyorlardı geceyi.

seçimlerden sonra yeniden eski depresif haline döndü feysbuk. bir umutsuzluk, bir umutsuzluk.. gidilecek ülke seçmeler, hayata küsmeler, yediğini içtiğini, çoluğunu, çocuğunu burnumuza sokmalar.

tam bektaşi gibi, “yediğini yedirme, dediğini dedirme, sevdiğini sevdirme” diye bağırmaya başlayacaktık ki,

soma cinayeti gerçekleşti.

hooop, eski dalga boyuna geçiverdi duvarlarımız. “kahrolsun akp, hükümet istifa, katil tayyip,vs.”

yahu arkadaşlar, iyiniyetinizden, öfkenizin hakikatinden kuşkum yok ama, hafızalarınız bakımından çok ciddi kaygılarım var.

şu başınızdan eksik etmediğiniz t.c. amblemi, tarihinin hangi döneminde işçi dostu oldu? hiç bir döneminde olmadı; olamazdı. tersine işçi düşmanı, emek düşmanı bir çizgisi oldu herzaman; “fıtratında var”.

27 mayısı sayıklamayın boşuna, ülkemizin avrupacı rotadan çıkıp, amerikancı rotaya girişine tepki darbesi olarak başlayan sonra amerikancı paşalarca zapt-u rapt altına alınan darbenin, önümüze attığı demokrasi kırıntılarıdır, hatırladığınız.

gerek, 24 ocak 1980 yılına kadar süren, karma ekonomi gibi safsatalarla yutturmaya çalıştıkları ithal ikameci, tekelci devlet kapitalizmi dönemi olsun; gerekse 24 ocak kararlarıyla başlayıp, bu güne kadar kesintisiz süren, serbest piyasa safsatasıyla yutturmaya çalıştıkları, neoliberal küresel kapitalizm dönemi olsun; t.c. herzaman işçi düşmanı yasalarla yönetildi.

tarihimizdeki bütün parlementoların, ezici çoğunluklarının elleri, işçi düşmanı yasalardan yana havaya kalktı.

bu hezeyanlı şaşkınlığınızı ve öfkenizi bilgi ve hafıza eksikliğinden başka birşeyle açıklayamıyorum?

bu arada rahmetli babaannemin sesi kulağımda çınlıyor, paylaşmazsam olmaz; “herşeyde vardır bir hayır. tayyip bir görevli. unutmayın şeytan da görevlidir. paşalardan medet ummaksızın, medeniyete ulaşma mecburiyetini idrak etmemiz için gönderildi.”

 

soma bir sınavdır gerisi yalandır

parti ayırmaksızın soruyorum? partilerinizin işçi dostu yasa önergesi, bu doğrultuda verdikleri mücadele miktarını araştırdınız mı?

yanıtınız muhtemelen hayır. aksi halde akp 43.1, chp yüzde 26.4, mhp yüzde 17.7, bdp 6.5 olduğu bir ülkede, işçi düşmanı yasaların yürülükte kalması mümkün mü?

peki, dün ne olduysa oldu. hayat bir gündür o da bu gündür. hepimizin dönüp oy verdiğimiz partilerin yetkililerine, milletvekillerine sorma hakkımız var.

somada katledilen işçilerin kefaretini nasıl ödemeyi düşünüyoruz?

seçtiklerimize şöyle yazamaz mıyız?

bu vesileyle işi gücü bir kenara bırakıp, toplumu insan olma yarışı içine sokmazsanız; 6 ay içinde ülkemizi işgüvenliği konusunda birinci lige çıkartacak bir yasa paketi için ülke çapında bir kampanya başlatmazsanız, size inanmak, oy vermek için sebebim kalmaz.

bakın hem bu konu akp li mahallelerde bile bildirisini korkmadan dağıtabileceğimiz türden. başına da cumhuriyet tarihinin insan olma yarışı, yazabiliriz. kavgası yok dövüşü yok. hdp yetmez, ama chp nin oy miktarı bile sivil, barışçı, ısrarlı, inatçı bir kampanya ile hepimizi birinci lige çıkartır.

bununla da kalmaz, o çok istediğiniz akp tabanına seslenmenin, vicdanlarına hitap etmenin çok inandırıcı bir yolunu bulmuş olursunuz.

denemeye var mısınız?

herşey sizinle başlayabilir. fark yaratabilirsiniz. gezi ruhu da bu değil mi?

bu devletin de parlementonun da işçi dostu olduğu bir dönem yok çünkü?